HAKKIMIZDA

Hikayemiz 90’ların ortalarında, güzellik sektörünün pembe, kırmızı ve bej renklerinin kölesi haline geldiği zamanlarda başlar. Cisco Systems’ın kurucu ortağı Sandy Lerner bu tekele baş kaldırarak cüretkar bir karar aldı: Eğer kozmetik sektörünün büyük markaları onun alternatif makyaj zevklerine ayak uyduramıyorsa, o da bunu ancak kendi markasıyla yapabilirdi.

Sandy kendisi ile aynı vizyonu paylaşan Wende Zomnir ile tanıştı. Yaratıcı bir iş kadını ve makyaj bağımlısı olan Wende de renk eksikliğini fark etmiş ve bir silkelenmenin zamanının geldiğine karar vermişti. Sandy ve Wende 10 ruj ve 12 ojeden oluşan bir seri ile 1996 yılında Urban Decay’i piyasaya sundu. Markanın ilk dergi reklamında “Artık siz de pembeden bıktınız mı?” sorusu soruldu ve böylece kozmetik endüstrisini yönetenler geri kalmamak için bocalarken bir devrimi ateşlediler. Bugün Wende kreatif yönetici / kurucu ortak olarak, Tim Warner ile birlikte Urban Decay’in büyümesine yön veriyor. Markanın dünya çapında sürekli yaygınlaşması Wende ve Sandy’nin çıktıkları bu yolda ne kadar haklı olduklarının bir kanıtı. Bugün Urban Decay ürünleri Amerika, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Singapur ve daha birçok ülkede güzellik mağazalarının mor raflarını süslüyor. Dünyanın her yerindeki Urban Decay hayranları, ürünleri ÇILGINCA FARKLI yöntemlerle kullansalar da, onları birleştiren BAĞIMSIZ BİR RUH olduğuna inanıyoruz!

Belki özgün bir şeyler yapmak için duyduğumuz bu istek, bizi yıllardır tutkuyla destekleyenlerin bir sebebi olabilir. Urban Decay ürünleri her ay onlarca dergide yer alıyor. Birçok markanın içinde yer aldığı bazı önemli yarışlarda ürün ve ambalaj tasarım ödüllerini aldık. Biliyoruz ki yenilikçi, yüksek performanslı ve sıradışı renklerdeki ürünlerimize bayılan makyaj sanatçıları olmasaydı başarısız olurduk. Onların isteklerine de sürekli olarak kulak veriyoruz (bu arada ünlü bir müşterilerinin en sevdikleri Urban Decay ürününü onların elinden kaptığı hikayeleri dinlediğimizde artık şaşırmıyoruz). İnternette markamız hakkında yazılan övgüler ve ürünlerimize verilen puanlar ise sınırları aşmış durumda, eğer bir ürünümüz 5 üzerinden 5 yıldız alamaz ise ağlamaklı oluyoruz ama neyse ki makyaj çılgınları bize puan verirken bize karşı çok daha cömert oluyorlar. Ve blogger dostlarımızı seviyoruz! Onlar adeta 3’ü 1 arada bir güzellik editörü, kozmetik çılgını ve makyaj artisti. Filmlerde, televizyon şovlarında ve eğlencenin sınırlarını zorlayan partilerde yer alıyoruz. Bugün bulunduğumuz yerden o kadar memnunuz ki, genç kadınların mor bir makyaj ürünü bulmak için zorlandığı günlerin geride kaldığını görmek bizi gururlandırıyor. Görevimiz tamam!